Düzce Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği 8. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı katılımcıların yoğun ilgisi ile gerçekleştirildi.

Snapinsta.app_412306462_750107150296621_5897092020826277492_n_1080

YIĞILCA'DA  PARK HALİNDEKİ TAKSİYE TAŞ VE SOPALARLA ZARAR VEREN ŞÜPHELİLER YAKALANDI YIĞILCA'DA PARK HALİNDEKİ TAKSİYE TAŞ VE SOPALARLA ZARAR VEREN ŞÜPHELİLER YAKALANDI

Prof.Dr. Erol Güngör Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıya Düzce Valisi Selçuk Aslan, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nedim Sözbir, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, derneğin yönetim kurulu üyeleri, ilçe belediye başkanları, birim müdürleri ile çok sayıda Düzceli vatandaş
katılım sağladı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti okunmasıyla başlayan toplantıda daha sonra Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin tanıtım filminin yer aldığı slayt gösterimi katılımcılarla paylaşıldı.

EKREM ERDEM’DEN TÜRKÇE’NİN GEÇMİŞİ VE BUGÜNE ÖZEL DEĞERLENDİRME
Programın açılış konuşması için kürsüye çıkan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem, desteklerinden ve gösterdikleri hassasiyetten ötürü Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’ye teşekkür ederek başladığı konuşmasında, Türkçenin geçmişi, kullanım şekli, dilin toplumlar için önemi, Türkçe de kullanılan yabancı kelimeler özelinde
artan tehlikeler ve yapılması gereken çalışmalardan kısaca bahsetti.

Düzce Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nedim Sözbir’in Türkçeye kattıkları değerli çalışmalardan ötürü Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’ne teşekkürlerini ilettiği konuşmasının ardından kürsüye çıkan Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ise ilk olarak Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin önemli bir kamusal sorumluluğa ve toplumsal bir amaca hizmet
ettiğini belirtti.

Snapinsta.app_412550884_889141579200717_7799919163653616345_n_1080

BAŞKAN ÖZLÜ; “MİLLET VASFINI HAK EDEBİLMENİN YOLU DİLDEN GEÇMEKTEDİR”
Başkan Özlü, konuşmasının devamında, TDED’in Türkçenin korunması adına ortaya koyduğu tüm çalışmaların her türlü övgüyü hak ettiğini, Türkçenin üzerine titremek, dilimizi korumak ve zenginleştirmenin herkesin görevi olması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti;

“Başarılı olabilmek için dilimize yani Türkçemize bilinçli olarak sahip çıkmak, dilimize hak ettiği önemi ve değeri vermek durumundayız. Aksi halde ne edebiyatta, ne sanatta, ne kültürde, ne de bilimde bir yere varmamız mümkün olmayacaktır. Tarih boyunca dili olmayan, dilsiz yaşamış bir millet yoktur. Millet olarak yaşayabilmenin, millet vasfını hak
edebilmenin yolu, dilden geçmektedir. Yedi asır önce Karamanoğlu Mehmet Bey’in ‘Bundan böyle divanda, dergahta, çarşıda ve meydanda Türkçeden
başka dil kullanılmayacaktı’ fermanı, bizlere yol gösterir niteliktedir. Karamaoğlu Mehmet Bey’den yüzyıllar sonra büyük düşünür Ziya Gökalp şunları söylüyor; ‘Başka dile uymaz annenin sesi, Her sözün ararsan vardır Türkçesi’. Evet her sözün Türkçesi vardır. Yeter ki onu arayalım ve bulalım.”

Snapinsta.app_412425495_708572178005162_415163504858956845_n_1080

Editör: Haber Merkezi